oyunlar | oyun | OYUN | 2 Kişilik Oyunlar | Oyunlar | kral oyun
IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )


Profil
Üye Resmi
Puanlama
 
Seçenekler
Seçenekler
Kişisel Açıklama
THQ henüz kişisel bir bildirimde bulunmamış....
Kişisel Bilgiler
THQ
23 yaşında
Bay
EVDEN
Doğum Kasım-16-1986
İlgi Alanları
Bilgi Yok
İstatistikler
Üyelik: 05.03.2010
Profil Görüntüleme: 414*
Son Görülme: Dün, 21:28
Yerel Zaman: 07.09.2010 - 09:12
453 ileti (2 adet gün başına)
İletişim Bilgileri
AIM Bilgi Yok
Yahoo Bilgi Yok
ICQ Bilgi Yok
MSN Bilgi Yok
Contact Gizli
* Profil görünümü her saat başı güncelenir

THQ

Moderatör


Başlıklar
İletiler
Arcade
Yorumlar
Arkadaşlar
İçerik
4 Sep 2010






Resmi büyültmek için tıklayınız Resmi büyültmek için tıklayınız Resmi büyültmek için tıklayınız




* En düşük gereksinimler
Windows XP ya da Vista işletim sistemi
Pentium 4 @ 3.0GHz ya da Athlon 64 3000 üstü işlemi
1GB RAM
DirectX Uyumlu Ses Kartı
2x DVD-ROM Sürücüsü (Dual layer DVD - DVD9 destekli)
12.5 Gb ?lık sabit disk alanı

* Önerilen gereksinimler
Intel Core 2 Duo @ 2.66Ghz ya da Athlon X2 3800 üstü işlemci
1GB RAM
GeForce 7800 ya da Radeon X1800 ya da daha iyisi
Creative Sound Blaster X-Fi Ses Kartı

* Desteklenen Grafik (ekran) kartları
ATi Radeon x1300, x1600, x1800, x1900, x1950
nVidia Geforce 6800, 7100, 7300, 7600, 7800, 7900, 7950, 8800
1 Sep 2010
Link:http://thepiratebay.org/torrent/4209933/Race.Driver.GRID-RELOADED
DOWNLOAD yazısının altında bu torrenti indir tıklayıp indirebilirsiniz.

İNCELEME WWWW.MERLİNİNKAZANI.COM Ayittir.




Bilmem hatırlar mısınız 2003 yılında Toca Race Driver (TRD) adında bir yapım çıkmıştı. Codemasters o dönemlerde yalnızca hasar modellemesini, Arcade-simülasyon dengesini iyi yapmayla kalmamış, yarış oyunlarına yeni bir kapı açmıştı. Sanırım yarış oyunlarına senaryo yapmak birçok firmanın pek işine gelmiyordu o zamanlar. Codemasters, TRD ile akla kazınmış bazı bulguları biraz değiştirmiş ve TRD?ye senaryo koymuştu. Hani çok da hoş bir hikâyeydi. Ryan McKane adında bir karakteri canlandırıyorduk. Sadece bir yarışçı değildik; sponsoruyla, yarışlarıyla, seyircisiyle, rakiplerimizle film gibi bir oyunu yaşıyorduk TRD?de. Zamanına göre hasar modellemesi, sürüş sistemi ve grafikleriyle de bizi çok memnun etmişti bu yapım.

Daha sonrasında Codemasters; The Ultimate Racing Simulator ve Challenge adı altında iki yapım çıkardı TRD devamı olarak. Yapımların ikisi de çok beğenildi. Aynı sistemde fakat bazı unsurların hafiften değişmesi gerektiğine inanan yapımcılar yapımın ismiyle birlikte tarzını da değiştiler. İsim Race Driver: GRID oldu ve tarz Arcade-simülasyon harmanından biraz Arcade?a doğru kaydı. Sistem iyi mi oldu kötü mü oldu tartışılır fakat tartışılmayacak bir şey var ki yapımın çok kaliteli olması?

GRID

Yapım Neon grafik motorunun geliştirilmiş haliyle hazırlandı. Bildiğimiz gibi Neon grafik motoru Colin Mcrae Dirt?de kullanılmıştı. Grafikleriyle büyük beğeni toplayan yapımda turuncu-sarı rengin biraz hakim olması doğrultusunda Shader teknolojisinin dengesiz kullanıldığı tartışılıyordu. Optimizasyon sorununun dışında menüde yaşanan birkaç donma sorunu ve save problemi de vardı. (Ne kadar sorun varmış, yeni fark ettim) Fakat GRID yapımcıları Neon motoru üzerine iyi eğilmişler ve bütün sorunları elimine etmişler. Çok iyi optimizasyon yapılmış ve geçmişteki bütün sorunlar çözüme ulaşmış. Sadece sorunlar düzeltilmemiş grafiklerde de büyük gelişmeler kat edilmiş. Aslında pek huyum değildir yazıma grafik kalitesiyle giriş yapmak, fakat GRID?in grafikleri gerçekten üzerinde durulacak cinsten. Araç çizimleri, çevre detayları, asfaltlar, insanlar her şey çok detaylı bir şekilde yapılmış ve iyi optimizasyonla önümüze sunulmuş. Duman efektleri üzerinde durmadan da geçemeyeceğim. Sonunda yıllardır isyan ettiğim dumanın lastiğin altından dönerek çıkma etkileşimini GRID yapımcıları dikkatli bir şekilde hazırlamışlar, olması gerektiği gibi olmuş. İlk olarak bu hoş dolgun duman efektini Pro Street?te görmüştük, GRID yapımcıları da hiç altında kalmamışlar hatta daha geliştirmişler.

Yapımda seslere dikkatimizi verdiğimizde motor seslerinin olması gerektiği gibi hazırlandığını görüyoruz. Araç sesleri, çarpışma sesleri, seyirci sesleri itinayla hazırlanmış. Dikkatimi çeken ilginç bir ayrıntı yarışta seyircilerin verdiği tepkiler. Hatasız bir şekilde geçtiğinizde sevinç sesleri duyuyorsunuz fakat bir yere çarptığınızda veya kaza yaptığınızda uğultular duyuluyor. Çok güzel düşünülmüş bir ayrıntı.

Hadi geç oynanabilirliğe?

Yapımı heyecanla açmıştım. Ana menü olması gerektiği gibiydi. Üç boyutlu şekilde hazırlanmış (Dirt?te de öyleydi). Ayarlara girip kendime uygun seçenekleri yaptım. Dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var. Kontrol ayarlarında çok detaylı sistem var. Eğer kontrollerde rahat edemiyorsanız kendinize uygun hassaslık ayarını yapın. Grafik ayarlarını da hallettikten sonra Single Player modda GRID World?a girdim. Çok detaylı bir Single Player modu beklemiyordum açıkçası. İlk anda size hazır araçlar veriliyor yarışlara katılıyorsunuz. Sıradan geldi bana. Sonra bir anda takım ekranı çıktı. Takım adınızı koyuyorsunuz. Daha sonra bir garaj sahibi oluyorsunuz ve dünyaya açılıyorsunuz.

Siz büyüdükçe paralar yağıyor, sponsorlar geliyor, yarışlar büyüyor. Sponsorlardan istediklerinizi seçiyorsunuz ve size her yarışta para veriyorlar. Bazı sponsorlar ek koşullarda size bonus paralar veriyorlar. Mesela bir sponsor size kazasız, çiziksiz yarışı bitirirseniz bonus para veriyor vb? İsterseniz 2. bir pilot alıyorsunuz ve takımınızda sizinle birlikte yarışıyor o da size para kazandırabiliyor. (Bir Japon aldım hiç iş yapmıyor atacağım onu) Para kazandıkça kendinize yeni araçlar alıyorsunuz. Gitgide daha kaliteli hızlı araçlar alma imkânı buluyorsunuz. Yarış Modları Europe, Japan ve USA diye üç gruba ayrılıyor. Bu modların bu şekilde izah edilmesinde yatan şey araç tarzlarınızda. USA malı araçları Amerika?daki yarışlarda kullanıyorsunuz. Japon malı aracınızı Japonya?daki yarışlarda kullanıyorsunuz. Bu çok hoş olmuş bence. Pistler ülkeden ülkeye değişiyor. Japonya?da Kanyon tarzı yerlerde düello tarzı yarışlar yapabiliyorken, Amerika?ya uçup kendinizi profesyonel pistlerde bulabiliyorsunuz.




Her modda ucuzdan, basitten zora doğru yarış çizgisi gidiyor. Zora gittikçe kaliteli araçlar almanız gerekiyor. Bazı yarışlara girmeniz için o yarışta yarışabilecek güçte araç satın almanız isteniyor. Siz bir yandan Japonya ve Avrupa?la uğraşırken 25dklık uzun bir yarış modu karşınıza çıkıyor. Zorunlu değil sadece teklif. Yarışta kendi klasmanınızda birinci olmanız takdirde büyük para ödülü veriliyor (25 dk da gece-gündüz etkileşimi bile var) Klasman derken araç gücünüze bağlı bir klasman. En önde en güçlü araçlar var ve geriye geldikçe güç düşüyor. Size verilen araç klasmanında birinci olmanız isteniyor. Zaten isteseniz de önünüzdeki klasmandaki araca yetişemiyorsunuz. Her alanda (Japan-USA-Europa) çeşitli araçlar satın alıyorsunuz. Bu araçları istediğiniz renge boyuyorsunuz. Üzerine boya modifiyesi yapabiliyorsunuz (Modifiye kısımları açıkçası pek detaylı hazırlanmamış). Sponsorunuzun logosunu koyuyorsunuz. Daha sonra aracınızı alıp yarışlara giriyorsunuz.

Yarışlarda 5 zorluk seviyesi var. Basic, Normal, Serious, Savage, Extreme. Ayrıca Pro Mode adı altında bir zorluk var. Yapımda çok güzel düşünülmüş bir geri sarma sistemi yapılmış. Bir hata yaptığınızda Instant Replay?e giriyorsunuz. Süreyi istediğiniz kadar geri alıyorsunuz ve yarışa kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Bu olaya yapımcılar Flashback adını vermiş. Çok güzel düşünülmüş bir ayrıntı. Eğer Pro Mode?da oynarsanız bu seçenek kapalı oluyor ve zorluk seviyesi arttıkça Flasback kullanma sayınız azalıyor.

Yarışlara girdiğimizde görüyoruz ki, Race Driver serisi Arcade-Simülasyon harmanından biraz uzaklaşmış, Arcade?a doğru birazcık kaymış. Hani yarışta alacağınız eğlenceyi düşüreceği manasında demiyorum, ama keşke alışık olduğumuz Race Driver sisteminden kopmasalardı. Genel manada yine hafif simülasyon havası var hani 300 km/h hızla viraja giremiyorsunuz. Hatta pistten dışarı çıktığınızda aracınızın kontrolünü baya kaybediyorsunuz. Fakat aracınızın etkilere verdiği tepkiler pek dikkat çekici değil. Savurmalar güzel olmamış. Simülasyon?dan biraz kopmuş. Ne olursa olsun sürüş zevki beni memnun etti. Hasar modellemesi beklediğimden daha iyi oldu. Aracınız çarptığı yerlerden eziliyor. Parçaları kopuyor ve hasara tepki veriyor. Hasar modellemesi bu kadar üst seviyedeyken hasarların aracın performansına verdiği tepkiler gerçekle kıyaslandığında pek uğraş verilmemiş gibi gözüküyor. Yapımda hasar sistemi, sarı-kırmızı renk göstergesi durumuna bağlı gözüküyor. Sağ altta aracınızın hasar durumu renklerle izah edilmiş. Sarı hasarlı olan parçanın araca pek bir tepkisi olmuyor. Fakat hasar durumu kırmızıya ulaştığı zaman aracınızın performansında düşüş oluyor ve gördüğüm kadarıyla %80 oranında hasarda aracınız çalışamayacak duruma geliyor. Kokpit kamerasından bahsetmeden geçmek istemiyorum. Tüm araçlarda çok güzel hazırlanmış ve en ince detayına kadar her şeyi görebiliyorsunuz. Sürücümüzün vites atmasını, gaza basmasını, frene basmasını her şeyi kokpit kamerasından daha iyi hissediyorsunuz.

Sadece zamana karşı oynamayacaksınız!

Yapımcılar sadece zamana karşı yarışları koymakla kalmamış Drift modunu da yapıma eklemiş. Hem de bambaşka bir sistemle. Daha önce NFS?den alışık olduğumuz Drift yarışlarından biraz farklı. GRID?de, önemli olan lastik çekmede kesintisiz olmak. Üst kısımda bir gösterge var. Diyelim bir kere lastik çektiniz Drift?iniz bitince bu gösterge geri sayım yapıyor yaklaşık 5 sn kadar süre içinde ikinci Drift?e geçmezseniz combonuz siliniyor ve onlarca katı alacağınız puan sıfırlanıyor. Amaç kesintisiz ve uzun süre lastik çekmek.

Sonuç

Şöyle kendi başınıza yarışmaktan sıkılıp Multiplayer?a girdiğinizde görüyorsunuz ki Codemasters, çevrimiçi oyuna da ayrı bir önem vermiş. Kendi istediğiniz koşulları ayarlayıp filtrelediğinizde önünüze oyuncular tarafından kurulu yarışlar çıkıyor. İster onlar yarışta olsun ister odada olsun girebiliyorsunuz. Eğer yarıştaysalar Spectate moda geçip onları izleyebiliyorsunuz. Odada iseler hazır olup yarışa başlıyorsunuz. Yarışlarda çirkeflik yapan oyunculara da önlem alınmış (İki araç birleşip yolu kesme, ani fren yapıp arkadakinin bodoslama girmesini sağlama, arkadan ince bir hareketle aracı yarışamayacak hale getirme vb?). Yarış arasında bu tür oyuncuları ortak oylamayla atabiliyorsunuz. Bir yarış klasmanı bittiğinde odadaki herkes oylama yapıyor ve araç türü, yarış türü her şey oylamayla seçiliyor. İşin güzel yanı ise ülkemizde pek memnun olmadığımız internet bağlantımızla bile lag olmadan yarışabiliyor olmamız. Çok üzerinde durulmuş olsa gerek Japonya?dan, Kore?den, Brezilya?dan katılan oyuncularla bile sorunsuz yarışabiliyorsunuz. Kısacası Multiplayer çok eğlenceli ve kaliteli bir şekilde hazırlanmış.

Codemasters, Race Driver ismine yakışır bir yapımla devam etmiş. Ufak hatalar olsa da yapım çok kaliteli hazırlanmış. Yarış tutkunu olun ya da olmayın kaçırılmaması gereken bir yapım.






OYUN İÇİ VİDEO:http://www.5min.com/Video/Race-Driver-GRID--Gameplay-99667998

Oyunu indirdim çalışıyor oyun çok sarıyor yanlız bu oyunu nfs serilerindeki gibi kolay kullanım beklemeyin..
Gerçek bir similasyon yarış oyunu olduğu için kontroller baya zor ancak zamanla alışırsınız.
30 Aug 2010
Zafer bayramımız kutlu olsun.
30 Aug 2010







Resmi büyültmek için tıklayınız Resmi büyültmek için tıklayınız Resmi büyültmek için tıklayınız





İşletim Sistemi: Windows 7/XP/Vista;
İşlemci: Intel Pentium IV 3,4 ghz
RAM: 1 Gb (XP)/2 Gb (Vista)
HDD: 15 Gb
Ekran Kartı: NVIDIA 7900 / ATI X1800 256 mb





OYUN RUSCADIR.
İyi oyunlar..
30 Aug 2010
link:http://thepiratebay.org/torrent/5756348
DOWNLOAD yazısının altında bu torrenti indir tıklayıp çekebilirsiniz.

İNCELEME ALINTIDIR.



Şangay’ın hareket dolu sokaklarında, gecenin karanlığında bir araç yanaşır en yakın kaldırıma. Ne için geldiği olmayan, tipi hiç de güven vermeyen birisi iner arabadan. Onu karşılayan arkadaşı ise, daha bir psikopat görünümlüdür. Şangay’da bir İngiliz, Mr. Glazer bir görev için çağırmıştır kendilerini. Belayı en çok seven bu iki adam da hayır dememiştir kendilerine. Hareketli ve renkli bir yaşamın yanında, karanlık ve pislik dolu arka sokaklarda bambaşka bir dünya vardır Şangay’da. Sorgusuz sualsiz, gelir gelmez çatışmaya başlarlar. Ancak, daha sonra başlarına geleceklerden kendilerinin bile haberi olmayacaktır. Kanlı günler çok yakındadır artık.

Şangay’a ektim soğan

İlk oyunumuz Kane & Lynch: Dead Men, aksiyon içeren bir oynanışa rağmen, bulundurduğu hatalar ve tekdüze oynanışından dolayı çok puan kaybediyordu. Bol bol düşmanla kapışmak ilk başlarda çok zevkli olmasına rağmen, aynı şeyi sürekli yaptığınızdan dolayı, bir süre sonra yavan bir hal alıyordu. Yine de vakit geçirmelik olarak oynanılabilir bir yapımdı. İkincisi duyurulduktan sonra, yapımcıların birçok hatadan ders çıkaracaklarını ve teknoloji gücünü de arkalarına alarak daha sağlam bir yapımla karşımıza çıkmalarını bekledik. Kane & Lynch 2’den bu anlamda umutluyduk ve karakterlerinin de karizmalarına güveniyorduk. Oynadıktan sonra şunu gördük ki, değişen pek fazla bir şey olmamış ve üstelik diğer oyunlar ilerlerken, Kane & Lynch’in yerinde sayması bizde daha olumsuz bir etki bıraktı.

Yapım, 3. şahıs kamerasından, omuz hizasına yakın bir noktadan oynanıyor. Bu sefer ana karakter olarak tek kişilik oyunlarda Lynch’i kontrol ediyoruz. Tüm bölümler, tek kişiliğin yanında, co-operative olarak da oynanıyor ve böyle olunca diğer oyuncu Kane’i kontrol etme şansına sahip oluyor. Çin’in büyük şehirlerinden Şangay’da, çeşitli bölgelerde kapışıyor ve hayatta kalmaya çalışıyoruz. Görevler genelde ilerle, siper al ve öldür mantığıyla işliyor. Bir bölüm içerisinde bize, bir yeri yok etme ya da birisini korumak gibi klasikleşmiş görevler veriliyor. Bu görevleri yerine getirmenin en basit formülü, az evvel de dediğimiz gibi; ilerle, siper al ve öldür. Zaten yanımızda sürekli bize yardım eden bir Kane faktörü de var. Kendisi tek kişilik oyunlarda kesinlikle ölmezken, co-operative’de kurşunların hedefi olabiliyor.

Kane & Lynch 2’de özellikle grafiklerden iyi bir performans bekliyorduk. Aslında, ilk bakışta çevredeki öğeler ve şehir sokakları fena hazırlanmamış. Ana karakterlerimizin modellemeleri de su kaldırır cinsten. Söz ne zaman ki karşımızdaki karakterlere geliyor, o zaman işin rengi değişiyor. Diğer karakterlerin modellemeleri ve animasyonları hiç de iyi değil. Hatta, komik durumlara düştükleri zamanlar da oluyor. Ufacık yerlere takılıp kalmalar, komik ölme animasyonları ve hareketler, trajikomik görüntüler oluşturuyorlar.

Asıl görselliğe geldiğimizde ise, fena düşünülmemiş olan ayrıntıların çok fazla abartıldığını ve bunun bir yerden sonra zarar verdiğini görüyoruz. Hareketli olduğumuz, hızlı koştuğumuz zamanlarda, aktüel kamera çok fazla sallanıyor. Güzel bir düşünce olmasına rağmen, o kadar fazla sallanıyor ki, gözümüzü rahatsız ediyor ve bir süre nişan almamızı bile zor hale getiriyor.




Vurulduğumuzda ya da patlama efektleri olduğunda, ekranın bulanıklaşması ya da kan izlerine bürünmesi de güzel düşünülmüş olmasına rağmen, o bulanıklaştırma efekti o kadar yoğun kullanılmış ki, resmen göze zarar veriyor. Hal böyle olunca, keşke bu özelliği kullanmasalardı demeden edemiyor insan.

Yerinde say, marş

Yanımızda iki silah taşıyabiliyoruz ve yol üzerinde düşmanlardan düşenlerden istediklerimizle değiştirebiliyoruz. Çeşitli tabancalar, makineli ve pompalı tüfekleri kullanabiliyoruz. Düşmanlar üzerine, patlayıcılar atıp bunlara ateş ettiğimiz zaman toplu katliam yaratabiliyoruz. Ancak kapışmalarda canımızı sıkan bir nokta daha oldu. Düşmanlar nedense çok zor ölüyorlar ve bu mantıksız bir şekilde oluyor. Adamı vurduğunuzdan eminsiniz ve neredeyse şarjörün yarısını göğsüne boşaltıyorsunuz, buna rağmen dimdik duruyor ve biraz daha devam ederseniz, ancak ölüyor. Bu sıkıntıya çok sık rastladık. Düşmanların içerisinde bu durumu abartanlar da oldu; bazısını başından birkaç mermiyle vurmamıza rağmen karşımızda dimdik duranlar oldu.


Aslında bölüm içlerinde her an bir aksiyon sahnesiyle karşılaşmanız mümkün. Bir yerde giderken, aniden bir yerin patlaması ya da üzerinize yanan bir kamyonun gelmesi gibi şeylerle karşılaşabilirsiniz. Bu sahneden sonra gelişmekte olan süreçte oynanıştaki problemler ortaya çıkıyor, bu yüzden de bu sağlam aksiyon sahnesinin bir değeri kalmıyor. Kane ve Lynch’in dışında bazı bölümlerde bize yardım eden başka adamlar da oluyor, ancak aslında yardımcı olmuyorlar. Ne kadar ateş ederlerse etsinler, yine iş sizin başınıza düşüyor. Aşırı derecede vurulduğunuz zaman ekranda kan izleri oluyor ve yere düşüyorsunuz. Bu sırada hemen bir sipere geçtiğinizde kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Yerde darbe almaya devam ederseniz ölüyor ve bir önceki kayıt noktasına dönüyorsunuz.

Çoklu oyuncu seçeneklerinin daha çok eğlence sunduğunu söyleyebiliriz. İlk oyundan da bildiğimiz Fragile Alliance bölümü, 2 yeni mod ile birlikte geliyor. Bunlar; Undercover Cop ile Cops & Robbers. Undercover Cop modunda rastgele seçilmiş bir oyuncu, karşı takımın kaçmasını engellemeye çalışıyor. Cops & Robbers da tipik bir hırsız polis oyunu. Hırsızlar soygun yapıp kaçmaya çalışırken; polisler de onların peşine düşüyorlar. Her kapışma sonucunda kazanılan paralarla yeni silahlar da alınabiliyor. Bu multiplayer modlar; Kane & Lynch 2’yi biraz daha tahammül edilebilir kılıyorlar. Ayrıca, tek kişilik oyun modu olarak bir de Arcade eklenmiş. Burada da değişik bölümlerde hayatta kalmaya çalışarak daha fazla para kazanmaya çalışıyoruz.

Evinizde otursaydınız

Kane & Lynch 2: Dog Days; yarattığı değişik karakterlerin aksine, çok basit ve yenilik getirmeyen bir aksiyon olarak kalmış. İlk yapımın üstüne de pek bir şey kattığını söyleyemiyoruz. Multiplayer kısmı daha çok puan hak ediyor ancak genel oynanış, başında uzun süre geçirebileceğimiz türden değil. Eğer ilerle, siper al, öldür, kafayı bir şeye takma mantığı size yeterli geliyorsa, oynamanızda bir sakınca yok.




OYUNU ŞİMDİ İNDİRİCEM DENEDİĞİMDE ÇALIŞIYORMU DİYE BİLGİLENDİRİRİM SİZİ
NOT: İNCELEME WWW.MERLİNİNKAZANI.COM A AYİTTİR.
Son Ziyaretçiler


Dün, 13:39


5 Sep 2010 - 20:34


26 Aug 2010 - 15:13


4 Jul 2010 - 19:50


27 Jun 2010 - 17:22

Yorumlar
Diğer kullanıcılar sizin için bir yorum yapmamışlar THQ.

Arkadaşlar

505 ileti
Aktif: Dün, 18:00

355 ileti
Aktif: Dün, 21:48

592 ileti
Aktif: Dün, 21:27
Tüm Arkadaşları Listele
RSS Basit Görünüm Tarih: 07.09.2010 - 08:12
Modification by utkuts - TrOyuncu.NeT tüm hakları saklıdır ©2007

Arsiv
3 4 5 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44
Sitemap
Oyunlar | full oyun | oyun arsivi | giysi oyunları | Yeni Oyunlar | Silah Oyunları | Tır Oyunları | oyun indir | kral oyun | oyun | Oyun | oyun indir | oyun indir | oyun indir | oyun indir | oyunlar oyunlar | Helikopter Oyunları | TrOyunCu | Amasra